Üç harften bahsedeceğim size…birbirine en çok yakışan üç harften…yan yana durunca en güzel pozu verebilen üç harften…insanoğlunun yaratılış sebebinden…ayn şin ve kaf den..
Gönlüne ateş düşerken insanın üç damla olup düşer…hele bir bakın ! ateş tezatıyla düşüyor gönle..su gibi damla damla…iddia varsa ispat lazımdır..ve o …üç damlanın bir umman miktarınca yandırabileceğini yine o üç damla ispat eder…Ve bu yanış sürer gider…ta ki yanan yandıranla bir oluncaya dek…
Emanet sahibine verilinceye kadar nasıl huzursuzsa emanetçi..aşık vuslata ermedikçe canı can kafesinde öyle huzursuzdur..Ama vuslattan önce biz yine ilk ateşe dönelim..
Bir bakıştır ayn…hedefe varmak üzere atılan bir ok gibi..tek farkla..bu atış bilinçli değildir çoğu kez..çünkü aşk ne seçilmiş bir eylemdir ne de hesaplanmış bir plan.. Belki sadece gönüllere elest bezminde bir meltem olup estirilmiştir…Belki de elestte Allah rızası için aşka niyet edilmiştir…Ne var ki,aşığın buna hiçbir zaman hafızası yetmeyecektir…
Bir ok misali gönle saplanan ayn..düştüğü yerden kıvılcımı yakmıştır..ve tütmez bir yanış başlar aşıktan maşuğa…bir tebessümle küle dönüp okyanuslara külleri atılasıdır artık aşık..bir bakışa dahi dünyayı satasıdır…benliğini atasıdır…varlığını yokluğa katasıdır..Hangi ateş su ister yaşamak için ki aşk ateşi istesin..ey suya yürüyen kurumuş gönlüm nerdesin..!
Şın yetişir imdada tamda o anda..bu nice bir haldir.Anlatsana ey kutlu harf..yoksa sen de bilmezsin de ,bir harf daha mı beklersin..ama o harf de girerse koluna,gönlünde olduğun adem yaşayabilir mi,o üç harfi bir yürek taşıyabilir mi dersin.
Sen gelince diller susar da gönül konuşur..azalar maşuk demeye yarışır…Hepsi damla damla maşuk akar da dil susar. Gizlendikçe derdi gönlün, yangını artar..ateş dışarı nasıl da su olup çıkar..Göz yaşları sayıklar uykusuz gecelerde…O kelimeye hasret dillerin nerde…!
Kaf kelince mana tamam olur…Çare vuslatsa aşkta, aşığın bulamadığı o derman nerde..Bir bakışı tarumar ederken aşığı,vuslatının hayali bile takat bırakır mı bedende…Sılanın çaresi vuslatsa, bu derdin dermanı hangi şehirde…Hangi şehrin hükümdarı yazdı fermanı ezelde.
Sen ki gönlün kabesi olan kelimesin ey‘’aşk’’…Düştüğü yerde alev alev tüten gül bitiresin..Masum gönüllerdeki aciz yakarış sensen, yakarışa aman demez de güler geçer misin..!
Ne mutlu kalbinde aşk çocuğu büyütene…ne mutlu gönlünde gül bitirene…Ne mutlu aşkın sahibi Sen’in gönlüne düşene…ve ne mutlu gönlüne Sen düşene…!
Ülkü ÇETİN